Kayıtlar

Bir zamanlar Hanzade vardı...(17)

Resim
        Kardeş gibi sevdiği Dicle Üniversitesi Matematik bölümü nde okurken tanıştığı can dostu Zehra Utkun da çağın hastalığı kanserle mücadele etmişti 1996 yılından beri...Zehra önce cilt kanseriydi, başlangıçtı...kontrol altına alındı demişlerdi...daha sonra zaman zaman Ankara 'ya  kontrol için doktoruna gidip gelirdi.2008 yılında sanıyorum ilk metestas karın zarında görüldü ve operasyon oldu O zamanlar benim çocuklar Ankara'da öğrenciler. Emek mahallesinde 7. caddeye yakın kirada bir dairede oturuyor iki kardeş. Zehra  bir kontrolü sırasında o öğrenci evinde de kalmıştı. Tedavi iyi gidiyordu, hatta iyileşti bile dendi...Sonradan her  yıl yaptırdığı kontrollerde karın içi organlarda tümör görülmüş, CA tekrar metestas yapmış meğer...Zehra'nın 2. operasyonunda yumurtalık ve rahmi alındı, kemoterapiye başlandı... Haberi duyduğumuzda çok üzüldük ve şaşırdık...zira Zehra açık sözlü, espirili ve dobra biriydi, içindekini  geç de olsa dış...

Bir zamanlar Hanzade vardı...(16)

Resim
    Bunca yıldan  sonra aradan geçen bunca zaman bana iç hesaplaşması ve gözlemleme, vicdani  durumları yaşattı. En küçük kardeşimizin erken vedası şok etti hepimizi. Anı defteri bende...orada yazanların bir kısmını aktardım yazılarımda. Zaman zaman bizim de onu çok üzdüğümüzü anlamıştım...Bir satırında şöyle yazmış:" Hepsine ben  sebep oldum, kardeşlerimi ben ikna ettim, o vekaletnameyi verdirmek için. Çünkü ablama iyi niyetle güveniyordum, önce babamı sonra kardeşlerimi ikna ettim. Sonuç olarak ,su istimaller, davalar, yıpratıcı mahkeme süreçleri...aldatılmanın acılarını çektik hep birlikte. Kendimi affedemiyorum'' Bu kelimeleri okumak beni  can evimden vurdu. Zira zaman zaman konu olduğunda" ''Senin yüzünden ikna olduk vekaletname verdik'' derdik ...Beş yıl süren vekaletnamenin yanlış kullanımı davasında hepimizin psikolojisi bozulmuştu çünkü...         Kardeşim hiç evlenmemişti, isteseydi evlenirdi, bir çok talibi olmasına rağmen...

Bir zamanlar Hanzade vardı...(15)

Resim
Dali Babam yatağa bağlı olmadan önce Dali ile ben Bir bayram günü babama evlatlar ve torunlar gelmiş ,Dali yeni işe girmiş babamın evinde       Hanzade sağlıklı beslenmeye çalışırdı. Daha genç olduğu ilk üniversiteden mezun olduğu zamanlarda, tek_tük sigara kullanırdı arkadaşlarıyla sohbet esnalarında. Sonradan bu alışkanlığı iradesini kullanarak bıraktı. Her gün mutlaka spor yapar, yol yürürdü. Tatil zamanlarında arkadaşlarıyla  sıkça, yurt içi yurt dışı  seyahatler yapar, kitap okuma zamanlarına çok vakit ayırırdı. Çantasında daima okuyacağı bir kitap mutlaka bulunurdu. Nerede bir sıra beklemesi gerekiyorsa, oturduğu yerden kitabını açardı okumak için. Kitap kurduydu adeta...Kitaplığında sanıyorum 5000 ya da daha fazla kitabı vardı. Sürekli de yeni çıkanlardan alırdı...vefat ettiğinde, okuduğu yarım kalmış kitapları ve de okumak için sıraya koyduğu kitapları kaldı yetim ve öksüz...Tiyatro sinema ve müzik sevdiği hobileriydi. Hayata bağlılığı ve sürekli kendine...

Bir zamanlar Hanzade vardı...(14)

Resim
       Fatih lisesinde olduğu yıllarda, öğrencileriyle olan anıları hem düşündürür hem gülümsetir konuyu bilenlere...Öğrenciye basma kalıp bilgi vermektense, düşünmeye zorlayan, öğrenirken ilgisinin dağılmamasına çaba harcayan, ciddi ama sıkıcı olmayan üslubu ve hazır cevaplılığıyla, derste dalga geçmek isteyen öğrenciye yapıcı esprili tavırlarıyla yön veren öğretmendi.        Bir gün yine sınıfta ders anlatıyordur, konu genetik ve üremedir: Genetik biliminin temellerini atan Gregor  Mendel (doğum1822-ölüm1884) Habsburg hanedanlığı toprağı olan Slezya'da  Heizendorf köyünde çiftçilik yapan bir ailede doğmuştur. Geçim sıkıntısı içinde olan aile, tek erkek çocukları olan Gregor'u okutmak için emeklerini ortaya koyarak çabalamakta..Pazarda sattıkları tarım ürünleriyle çocuklarını okutmakta zorlanmaktadırlar. Bu nedenle zeki ama geçim sıkıntısı olan çocukların sıkça yaptığı gibi, o yıllarda da  aileler Manastır'da okutmaktadır çocukları...

Bir zamanlar Hanzade vardı...(13)

Resim
     Ortadoğuda yaşananlar, şimdi de olduğu gibi ülkemizi etkilemiştir. O yıllarda. Hanzade'nin Diyarbakır'da yaşayan arkadaşları, savaşın etkisiyle, terörün artması,sınır güvenliğinin olmaması nedeniyle başka kentlere taşınmışlardır. Zehra'nın da ailesi bu sebeple İzmir'e yerleşmişlerdi. Irak, Suriye'deki kaos nedeniyle terör örgütlerinin o bölgeye yerleşmesi, sınır boyunca kentlerin, arada füzelerle vurulması da vardı.Türkiye, uluslar arası emperyalist aktör devletlerin ortadoğu planları nedeniyle çok zor yıllar geçirdi,halen de geçiriyor...Türkiye'de 2001 yılında büyük bir ekonomik kriz patlar.O  zamanki koalisyon hükümeti DSP lideri Bülent Ecevit ile ANAP lideri Mesut Yılmaz,MHP lideri Devlet Bahçeli yönetiminde bu krizi atlatamaz.Meşhur '' anayasa kitapçığının fırlatılması'' olayı sonucu, ekonomi allak bullak olur.Koalisyon hükümeti erken seçime gider ve 3 kasım 2002 de yapılan genel seçimi, yeni kurulan AKP kadroları(Adalet ve Kalkınma...

Bir zamanlar Hanzade vardı...(12)

Resim
      Hanzade İmam Hatip Lisesinde çalışırken, 1990 yılı sonunda birinci  Körfez savaşı krizi çıkar.O sırada Türkiye'de Cumhurbaşkanı Turgut Özal ,Başbakan ise Yıldırım Akbulut dur..Turgut Özal o zaman ki savaşta, Birleşmiş Milletler koalisyon gücüne destek vermiş ve İncirlik hava üssünü kullandırtmıştır. ''Bir koyup üç alacağız'' sözünü söylemiştir. Oysa savaş bittiğinde ise Türkiye, Irak'a uygulanan ambargolar nedeniyle çok  zarara uğramıştır.1991 yılında Gorbaçov yönetimindeki Rusya, glasnost (yumuşama, şeffaflaşma) politikası ile yeniden yapılanmaya(perestroyka) başladı. Soğuk savaş dönemi sona ermiş ve dünyanın iki kutuplu gücü tek kutba yani Amerika Birleşik Devletlerine  kalmıştı. Artık Amerika dünyanın ağababası gibi yayılmacı sömürücü politikasına hız veriyordu. Amerika, emperyalist_kapitalist dünya görüşüyle planlarını uygulamak amaçlı, bu kez Irak'ın Kuveyt'i işgal etmesini fırsat bilir. Amerika emperyalist planlarını 100 sene  içinde uzun v...

Bir zamanlar Hanzade vardı...(11)

Resim
İmam Hatip Lisesinden arkadaşları    Hanzade İmam Hatip Lisesinde 5-6 sene görev yapar.O dönem içinde çok değerli arkadaşları olur, hepsini de çok sever,saygı duyar...o arkadaşlarından Ayşe Sağlam, Fahriye Efendioğlu, Gülay Oral, Neşe Yücel, Mustafa Köksal, İlknur Poyraz, Melek Çol, Reşat Karataş, Pakize Çoban, Münevver Köymen, Sebahat-Şemsettin Kukul, Emine-Şinasi Tepe, daima haberleştiği arkadaşları oldu hayatı süresince. Kız ve erkek öğrenciler ayrı ayrı sınıfta okumaktalar zamanlar İmam Hatip lisesi müdürü Fevzi Karagöz 'dür. Fevzi bey, öğretmenler ve öğrenciler tarafından genelde sevilen iyi bir idarecidir. Orta okul kısmında öğrenciler sadece kendi derslerinden sorumludur, Lise de ise hem mesleki dersleri hem diğer kültür dersleri, fen derslerinden sorumludurlar. Fakat özellikle bazı din öğretmenleri tarafından öğrencilere baskı yapılmakta olduğunu fark ederler kültür dersleri öğretmenleri..Bazı  din dersi  öğretmenlerinin, çoğunluk kırsal kesimden ge...