Batı Emperyalizmi ve Ortadoğunun Cahil Yöneticilerinin Çizdiği Kader
Amerika devlet başkanı Trump en sonunda, İsrail devlet başkanı Netenyahu ile İran'a havadan askeri harekat başlattı 28 Şubat günü. Uzun zamandır İran'ı tehdit ediyordu Trump. Sapık iş insanı Yahudi Jefry Epstein dosyaları ortalığa saçılınca, iç siyasette kamu oyunun dikkatini dışarıya çekmek için savaşı başlattığını söyleyenler var. Amerika'nın 100 yıllık devlet planları olduğu söylenir hep. Başkan kim olursa olsun bu planları uygular denir. Trump alışılmış Amerika devlet başkanları gibi değil. Atak, aç gözlü ve fırsatçı iş adamı kimliği ön palana çıkıyor. Ayrıca illegal cinsel konulardan da keyif alan biri, sapık Epstein ile çok samimi fotoğrafları var geçmişten.Netenyahu ise belki Epstein dosyalarındaki bulgularla Trump'a, saldırıda acele etmesi için santaj yapmış olası diyenler de var.
Öte yandan, hava saldırısında ölenler arasında evinde ailesiyle yaşayan ,İran'ın en büyük dini lideri Hamaney olmak üzere çok sayıda üst düzey devlet yöneticisi de var. Bütün dünya bu saldırıyla öğrendi ki BOP denilen Emperyalist=Evangelist=Siyonist proje harekete geçti tekrar. ABD nin İsrail Büyükelçisinin Nil'den Fırat'a kadar olan toprakların , Tanrı tarafından kendilerine vaat edilmiş olduğunu hak bildiklerini söylemesi de çok tuhaf olmakta bu zamanda. ABD li eski askerlerin ise İran'dan sonra sırada Türkiye var demesi birbiriyle ilişkili sözler tabi. Bunu yıllarca duyuyorduk, bu nedenle ABD ve İsrail'in PKK ve benzerlerine, FETÖ merkezli yapılara desteği boşuna değilmiş... zaman zaman ifşa ediliyordu geçmiş yıllarda durumun çok farkında olan okur-yazarlar tarafından. İran'ı yöneten mezhep merkezli yayılmacı anti demokratik politikalarının halkına ve etrafında olan ülkelere zarar verdiğini de biliyoruz. İran'ın kötü yönetilmesine karşı, ABD ve İsrail'in vahşi haydut saldırısını haklı bulamıyoruz bu durumda. Sömürü ayni olunca fark etmiyor aslında...ABD ve İsrail, İngiliz sömürüsü ile Mollaların halkı sömürerek güçlenmesi arasında fark yok bana göre. Mollalar ülkelerinin zenginliklerinin %40 ını kendilerine din-iman adına aktarıp daha da zenginleşmişler yandaşlarıyla. Geride kalan %60 açlık ve sefaletle boğuşurken, kadınların giyim tarzlarına da kısıtlamalar getirmeleri, uymayanlara eziyet ederek ölümlerine sebep olmaları vicdanları rahatsız ediyordu. Din adamlarının ahıreti bırakıp dünya keyiflerine bu kadar düşkün olmaları dikkatlerden kaçmıyordu. Ayrıca bu yöneten din tayfası birbirinin liderlikte önünü kesmek için ne oyunlar planlar yaptığı da biliniyor. Mollalar içerde birbiriyle ve kadınlarla uğraşırken güçlü ekonomi, güçlü savunma sanayi, içerde halkın güvenine, mutluluğuna bağlı güçlü milli beraberlik sağlayamamışlar. Müslüman toplumlar akla ve bilime dayalı laik eğitilmden geçmez ise, küresel emperyalistlerin böyle oyuncağı olur, ümmetçiliğin bu çağda geçerli olmadığını görüyoruz ve göreceğiz de...Atatürk'ün 3 Mart 1924 de halifeliği kaldırarak laikliği Türkiye Cumhuriyetinde kabul edilmesinin 102. nci yıl döngüsünde bunları düşünüyorum garip bir şekilde ne hikmet ise...
Bir zamanlar Şah zamanında İran Başbakanı Muhammed Musaddık, toprak reformu yapmaya çalışmış, Ulema sınıfının büyük toprakları var iken bu durumdan hoşnut olmamışlar. Yeraltı zenginliklerini ve petrolü çıkaran Amerikan ve İngiliz şirketlerinin eline geçen büyük geliri ellerinden alması, emperyalist ülkelerin hoşuna gitmedi. Şah tarafından Başbakanı hapse attırdılar bu sömürücü güçler. Petrol ve yer altı zenginliklerini yağmalamaya devam ettiler. Sonradan Şah da ülke yararına toprak reformu ve yeraltı zenginliklerinin halk yararına eğitime ve medeniyete yatırım için harcanmak isteyince olan oldu. Şah'ın gösteriş merakı ile taç giydirdiği eşine ve kendisine harcadığı paralar, dudak uçurtan harcamalar, başa takılan 5 kilo ağırlığındaki som altından taçlar , törene davet edilen uluslar arası konuklara harcanan davet giderleri, herkesin dikkatini çekmişti...durum batılılar ve Mollalar tarafından sürekli fakirleşen halka empoze edildi. Dini gurubların temsilcileri Mollalar bu açıdan Şah'a diş biliyorlardı. Şah'ın babası Şah da Atatürk hayranıydı zamanında, Atatürk'ün kurduğu devlet gibi düzen kurmak istedi ama olmadı. Çünkü devletin gücüne ortak olmaya çalışan dini gurublar vardı.Humeyni de bu Mollalardan biriydi, Şah rejimini devirip batının desteğiyle 1979 yılında İran'a egemen oldular bu Mollalar.Sonra başka ülkelere mezhep eksenli siyaset götürmeye çalıştılar. Kadınların giyim kuşamları dahil bir çok özgürlüklere set çektiler. İran halkı kadim eski Pers imparatorluğu geleneğinden gelme bir halk. Ömer Hayyam gibi dünyanın okuyan yazan aydın kesiminin değer verdiği düşünce adamı da bu halkın içinden çıktı.Kainaatın değişmeyen tek yasası var, o da sürekli değişimdir. yani evrim yasaları...Mollalar bu değişimin farkında olmadıkları gibi, değişmek akıl yürütmek, level atlamaya çalışmaya da dinden çıkma olarak bakan bir dünya görüşüne sahipti. Bilime teknolojiye gereken ilgi gösteremeyen Molla rejimi, halkını da köleleştirmek istedi. İşte Mollalar ve taraftarları ile halkın ayrışması , Amerika-İsrail füzeleri altında can veren İranlı masum öğrenci çocuklarına rağmen, bazı canı iyice yanmış İranlıların sokaklarda dans etmeleri çok acıklıydı gerçekten.Keşke bilimsel eğitime gereken değeri verseydi Molla rejimi diyorum ama o zaman Molla rejimi olamayacağı için ,neylerse Mevlam güzel eyler demekten kendimi alamıyorum.Ne nasihat edersen et derdi rahmetli babam, bir musibet 1000 nasihatten daha fazla etki yapar. Bir yandan dünyayı halkına dar eden Molalar, diğer yandan Şeytani bir sapık aklın yönettiği güç arasında sıkışmış olan halka, ölümü göstererek sıtmaya razı etme operasyonu bu.İyi günlerde değiliz ve endişe duyuyorum gençlerimizin geleceği adına.
Amerika gibi emperyalist ülkelerin, zenginliklerine göz diktikleri ülkelere vaat ettikleri demokrasi, insan haklarını getireceği yalanı içi boş masallardan ibarettir.Eğer katliam Ortadoğu coğrafyasında yaşanıyor ise, hele 100 den fazla çocuk okula atılan bomba ile öldürülüyorsa, batı medeniyeti bununla ilgilenmez! İsrail'e böyle bir şey olduğunda sesleri çıkıyor. İsrail halkının ve batı medeniyetinin içinde de sağ duyulu aklı başında iyi insanların olduğunu biliyorum. Fakat onların bu haydutlara karşı gücü yok biliyorum. Olaylardan yaşanan herşeyden ders çıkararak kendilerini düzeltemeyen ülkeler bu haydutca saldırıyla karşılaşabilirler her zaman.
3.Mart.2026
Safurtun-ORDU
Yorumlar